Yapay Zekânın İş Gücü Piyasasına Etkileri
Y. Görkem DÖNDERİCİ
Uzman
Yenilik ve Girişimcilik Politikaları Birimi
gorkem.donderici@izka.org.tr
Yapay zekâ, bilgi işlem ve algoritmik süreçlerde son yıllarda kaydedilen ileri düzey gelişmelerle bilim ve teknoloji alanında bir devrim yaratmaktadır. Bu teknolojik atılım, iş gücü piyasasının dinamiklerini de kökten şekillendirerek derin bir dönüşümü beraberinde getirmektedir.
Yapay zekâ, son yıllarda bilgi işlem ve algoritmik süreçlerde sağladığı ileri düzey yeniliklerle bilim ve teknoloji alanında devrim niteliğinde değişimlere yol açmıştır. Makine öğrenimi, doğal dil işleme, veri analizi ve otomasyon gibi temel disiplinlerdeki uygulamalarıyla yapay zekâ teknolojileri, hem günlük yaşamda hem de endüstriyel süreçlerde giderek daha fazla kullanılmaktadır. Bu yaygınlaşma, yapay zekânın yalnızca teknoloji sektörünü değil, aynı zamanda küresel iş gücü piyasasını da dönüştürme potansiyelini artırmaktadır. Yapay zekâ, iş süreçlerini optimize etme, karar destek sistemlerini güçlendirme ve rutin görevleri otomatikleştirme kapasitesiyle, birçok sektörde iş tanımlarını, gerekli beceri setlerini ve istihdam biçimlerini yeniden şekillendirmektedir. Öte yandan, yapay zekânın bu etkileri, iş kaybı, beceri kutuplaşması ve etik sorunlar gibi önemli sosyoekonomik riskleri de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, yapay zekânın iş gücü piyasası üzerindeki potansiyel fayda ve risklerinin kapsamlı şekilde incelenmesi, hem politika yapıcılar hem de iş dünyası için kritik öneme sahiptir.
Yapay zekânın işgücü piyasasında ortaya çıkaracağı olumlu etkiler dört temel başlık altında toplanabilir. Bunlar; yeni istihdam alanları oluşturması, üretkenliği ve verimliliği artırması, ekonomik büyüme ve inovasyonu tetiklemesi ve karar alma mekanizmalarını güçlendirmesidir. Dünya Ekonomik Forumu’na göre, yapay zekâ ve otomasyonun 2028 yılına kadar dünya genelinde 69 milyon yeni iş yaratması beklenmektedir [1]. Bu işlerin büyük oranda yaratıcı düşünme, analitik beceri, veri analizi, makine öğrenmesi ve yapay zekâ geliştirme gibi yetenekler ile ilişkili olacağı öngörülmektedir. YZ tabanlı otomasyon sistemleri, özellikle tekrarlayan ve düşük karmaşıklıktaki görevleri hızlı, tutarlı ve hatasız biçimde yerine getirebildiği için işçilerin daha karmaşık, yaratıcılık içeren ve katma değerli işlere yönelmesine imkân tanımaktadır [2]. Bu durum, yalnızca iş gücünün beceri kullanımını optimize etmekle kalmayıp, aynı zamanda üretkenlik ve verimliliğe önemli katkılar sağlamaktadır. 2023 yılında yapılan üç farklı araştırmada, üretken yapay zekâ araçlarının iş yerlerinde benimsenmesiyle çalışan verimliliğinde ortalama %66 oranında kayda değer bir artış olduğu tespit edilmiştir [3].
Yapay zekâ, büyük miktarda veriyi insanlardan çok daha hızlı işleyip analiz ederek bilinçli ve veri odaklı karar alma süreçlerine olanak tanımakta ve birçok sektörde olumlu sonuçlar doğurmaktadır. PwC’nin araştırmasına göre, üretim hatlarında YZ destekli robotların kullanımı iş gücü verimliliğini %20’ye kadar artırabilmektedir [4]. Benzer şekilde finans sektöründe algoritmik işlem sistemleri, sağlık alanında tanı destek yazılımları ve lojistikte rota optimizasyon algoritmaları hem maliyetleri düşürmekte hem de hizmet kalitesini yükseltmektedir. McKinsey’e göre, bu üretkenlik ve yenilik dalgası sonucunda yapay zekâ, 2030’a kadar küresel ekonomiye 13 trilyon dolarlık katkı sağlayacaktır [5]. Bu ekonomik artışın, işgücü ikamesi, ürün ve hizmetlerde artan inovasyon ve yapay zekâyla ilişkili yeni iş taleplerinin yaratılması gibi bir dizi etkenin birleşiminden kaynaklanacağı düşünülmektedir. Ayrıca, insan yeteneklerini ikame etmek yerine tamamlayıcı nitelik taşıyan yapay zekâ uygulamaları, özellikle üretim süreçlerinde insanlarla birlikte çalışan işbirlikçi robotlar (cobot’lar) aracılığıyla verimlilik ve performans artışı sağlanacak ve aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği anlamında iyileşmeler görülecektir [6].
Yapay zekâ dönüşümü tüm faydalı sonuçların yanı sıra, toplumda derin sosyoekonomik sorunlar oluşturabilecek kritik riskler de barındırmaktadır. Genel hatlarıyla öne çıkran risk unsurları: işten çıkarmalar, beceri veya işgücü kutuplaşması, gelir adaletsizliği, sosyoekonomik eşitsizlikler, etik ve güvenlik sorunları, toplumsal psikolojik etkiler ve güç yoğunlaşması gibi politik & küresel etkilerdir. Şüphesiz ki yapay zekânın en çok endişe konusu olduğu husus, işgücü piyasasında neden olması beklenen istihdam kaybıdır. Goldman Sachs’ın raporuna göre, dünya çapında yaklaşık 300 milyon tam zamanlı iş, üretken yapay zekâ nedeniyle otomasyona maruz kalabilir [7]. Bu durum işsizlik, gelir kaybı ve ekonomik belirsizlik gibi önemli toplumsal ve ekonomik zorlukları beraberinde getirecektir.
Yapay zekânın istihdam üzerindeki etkilerinin sektörlere ve beceri gruplarına göre farklılık göstereceği öngörülmektedir. Örneğin OECD (2024) verilerine göre, düşük vasıf gerektiren işlerde çalışanların yaklaşık %14’ü otomasyon nedeniyle doğrudan iş kaybı riski altındadır [8]. Goldman Sachs’ın araştırmalarına göre, önümüzdeki yıllarda yapay zekânın en çok iş kaybına neden olacağı meslek grupları arasında bilgisayar programcıları, muhasebeciler ve denetçiler, hukuk ve idari asistanlar, müşteri hizmetleri temsilcileri, tele pazarlamacılar, düzeltmenler ve metin editörleri ile kredi analistleri yer almaktadır. Buna karşın, iş kaybı yaşama olasılığı en düşük meslekler hava trafik kontrolörleri, genel müdürler, radyologlar, eczacılar, konut danışmanları, fotoğrafçılar ve din adamlarıdır [9]. Görsel 1’de görüleceği üzere, ABD’de bazı sektörlerde erken dönem daralma işaretleri hâlihazırda gözlenmektedir. Pazarlama danışmanlığı, grafik tasarım, ofis yönetimi ve çağrı merkezi hizmetleri gibi alanlarda 2015-2019 yılları arasındaki eğilime kıyasla istihdamda düşüş söz konusudur. Buna ek olarak, bilgisayar sistemleri tasarımı, yazılım yayıncılığı ve web arama portalları gibi teknoloji odaklı meslek gruplarında istihdam artışı belirgin biçimde yavaşlamış olup Kasım 2022’den bu yana teknoloji istihdamının toplam istihdam içindeki payı sürekli olarak gerilemiştir.

Görsel 1 – Yapay zekanın istihdamın yerini aldığına dair anekdotların olduğu bazı sektörlere ait istihdam verileri (ABD) [9]
İstihdam kaybına ilişkin endişelerin yanı sıra yapay zekâ kullanımının doğurduğu bir diğer önemli sorun beceri kutuplaşmasıdır. İleri teknoloji ve analitik beceriler gerektiren mesleklere yönelik talep artarken rutin ve orta vasıflı pozisyonlar giderek ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Orta vasıflı işlerin gerilemesiyle oluşan bu kutuplaşmanın, gelir eşitsizliğini derinleştirmesi ve özellikle mesleki eğitim olanaklarına erişimi sınırlı olan bireyler açısından ciddi sosyal ve ekonomik zorluklar yaratması öngörülmektedir. IMF’nin yayımladığı raporlarda, yapay zekânın gelişmiş ekonomilerde işgücünün yaklaşık %60’ını doğrudan etkileyebileceği ve bu etkinin özellikle yüksek gelirli çalışanlar lehine sonuçlar doğurarak gelir eşitsizliğini artırabileceği vurgulanmıştır [10, 11]. Benzer şekilde, Acemoğlu ve Restrepo’nun çalışmaları, otomasyonun işgücü piyasasında görevlerin yeniden dağılımına yol açarak düşük ve orta vasıflı işçilerin ücretlerini baskıladığını, buna karşılık yüksek vasıflı işçilerin kazançlarını artırdığını göstermektedir [12]. Bank for International Settlements’ın analizi de yapay zekâ ve ilgili teknolojilere yönelik yatırımların, en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı payı artırdığını, orta ve alt gelir gruplarında ise kayıplara yol açtığını ortaya koymaktadır [13]. Bu bulgular, beceri kutuplaşmasının yalnızca işgücü piyasasında değil, gelir dağılımında da belirgin eşitsizlikler yaratma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.
Yapay zekâ uygulamalarının iş yerlerine entegrasyonunun diğer önemli bir olumsuz etkisinin ise, çalışanların psikolojisi üzerinde olacağı düşünülmektedir. Ernst & Young (EY) tarafından yürütülen bir çalışmada, çalışanların %71’inin yapay zekâ kaynaklı kaygı yaşadığı, %48’inin ise kaygı düzeyinin son bir yılda arttığı rapor edilmiştir [14]. Benzer biçimde, 2024 yılında yayınlanan akademik bir araştırma, yapay zekânın iş yerinde benimsenmesinin iş stresini önemli ölçüde artırdığını ve dolaylı olarak da tükenmişliği (burn-out) tetiklediğini ortaya koymuştur [15]. Almanya’da yürütülen gözlemsel bir çalışma ise, yüksek düzeyde robotizasyonun işyerlerinde çalışanların amaç duygusunu ve iş özerkliğini zayıflatarak stres ve motivasyon kaybına yol açtığını göstermektedir [16]. Bu bulgular, yapay zekâ ve otomasyonun iş yerlerine entegrasyonunun yalnızca verimlilik ve üretkenlik üzerinde değil, çalışanların psikolojik iyilik hâli üzerinde de önemli etkiler yaratabileceğini ve bu etkilerin yönetilmesinin kurumsal açıdan kritik olduğunu göstermektedir.
Sonuç olarak, yapay zekânın iş gücü piyasasında yaratacağı dönüşüm hem büyük fırsatlar hem de ciddi riskler barındırmaktadır. Bu dönüşümün toplumsal refahı artırıcı bir şekilde yönetilebilmesi için kapsayıcı politikaların geliştirilmesi, sosyal güvenlik sistemlerinin iş kayıplarına karşı güçlendirilmesi ve yaşam boyu öğrenmenin desteklemesi kritik önemdedir. Yapay zekânın insanın yerine değil insan ile birlikte çalıştığı sistemlerin hayata geçirilmesi hem karar alma mekanizmalarının performansını hem de verimliliği artıracaktır. Bu bağlamda özel sektörün, maliyet avantajını sağlamaya çalışmanın yanı sıra, çalışanların becerilerini geliştirmeye yatırım yapması ve yapay zekâyı insan emeğini tamamlayıcı bir araç olarak kullanarak dönüşüme uyum sağlaması önem teşkil etmektedir. Üniversiteler, müfredatlarını analitik düşünme, yapay zekâ okuryazarlığı, etik ve çok disiplinli yetkinlikleri öne çıkaracak şekilde güncelleyerek geleceğin iş gücünü hazırlamada merkezi bir rol üstlenme fırsatına sahiptir. Sivil toplum kuruluşları ise, dezavantajlı gruplara destek sağlayarak ve toplumsal farkındalığı artırarak dönüşümün adil bir şekilde yönetilmesine katkıda bulunabilir. Kısacası, yapay zekâ çağında ortaya çıkacak fayda ve zararların yönü, tüm aktörlerin birlikte geliştireceği bütüncül politikalar ve iş birlikleriyle belirlenecektir ve doğru stratejiler uygulandığında, yapay zekânın yaratacağı ekonomik büyüme potansiyeli, neden olabileceği iş kaybı risklerinden daha yüksek olacaktır.
Kaynakça
- How the Future of Jobs Is Changing in the Age of AI,” World Economic Forum, Mayıs 3, 2023, https://www.weforum.org/stories/2023/05/future-of-jobs-in-the-age-of-ai-sustainability-and-deglobalization/.
- “The Rise of AI: How Artificial Intelligence Is Impacting the Job Market,” Insight Global (blog), 2023, https://insightglobal.com/blog/how-ai-is-impacting-job-market/.
- How Generative AI Increases Workplace Productivity,” 2024, https://www.moveworks.com/us/en/resources/blog/how-does-generative-ai-increase-productivity.
- PwC. (2022). The impact of artificial intelligence on jobs. PricewaterhouseCoopers LLP. https://www.pwc.com
- Bughin, J., Seong, J., Manyika, J., Chui, M., & Joshi, R. (2018). Notes from the AI frontier: Modeling the impact of AI on the world economy (Discussion Paper). McKinsey Global Institute.
- Tony Blair Institute for Global Change. (2024). The impact of AI on the labour market. https://institute.global/insights/economic-prosperity/the-impact-of-ai-on-the-labour-market
- Nolan, B. (2023). AI systems like ChatGPT could impact 300 million full-time jobs worldwide, with administrative and legal roles some of the most at risk, Goldman Sachs report says. Business Insider. https://www.businessinsider.com/generative-ai-chatpgt-300-million-full-time-jobs-goldman-sachs-2023-3
- Organisation for Economic Co-operation and Development. (2024). Automation, skills use and training. OECD Publishing. https://www.oecd.org
- Goldman Sachs. (2025). *How will AI affect the global workforce?* https://www.goldmansachs.com/insights/articles/how-will-ai-affect-the-global-workforce
- International Monetary Fund. (2024). AI will transform the global economy. Let’s make sure it benefits humanity. IMF Blog. https://www.imf.org/en/Blogs/Articles/2024/01/14/ai-will-transform-the-global-economy-lets-make-sure-it-benefits-humanity
- International Monetary Fund. (2025). AI adoption and inequality (IMF Working Paper No. 2025/067). https://www.imf.org/en/Publications/WP/Issues/2025/04/04/AI-Adoption-and-Inequality-565729
- Acemoglu, D., & Restrepo, P. (2021). Tasks, automation, and the rise in US wage inequality. Econometrica, 89(1), 1–47. https://doi.org/10.3982/ECTA17460
- Avdjiev, S., Gambacorta, L., Goldberg, L. S., & Schiaffi, S. (2023). Big tech, AI, and the concentration of income (BIS Working Papers No. 1135). Bank for International Settlements. https://www.bis.org/publ/work1135.htm
- Ernst & Young. (2023). EY research shows most US employees feel AI anxiety, but don’t want to miss out on its benefits. EY. https://www.ey.com/en_us/newsroom/2023/12/ey-research-shows-most-us-employees-feel-ai-anxiety
- Li, L., Liu, X., & Xu, Q. (2024). Artificial intelligence adoption and employee burnout: The mediating role of job stress. Humanities and Social Sciences Communications, 11(1), 1–10. https://doi.org/10.1057/s41599-024-04018-w
- Münich, D. (2023). Robots hurt mental health in highly exposed jobs, study finds. Financial Times. https://www.ft.com/content/528e3c25-22c7-4c83-b80a-dd07dae92c5d
- McKinsey Global Institute. (2023). The future of work after COVID-19. McKinsey & Company. https://www.mckinsey.com/mgi
- World Economic Forum. (2023). The future of jobs report 2023. WEF. https://www.weforum.org